Eğitim HaberleriGündem
Trend

Tarihi belgeler ile 29 ekim Cumhuriyet Bayramı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

Hikaye Öne Çıkanlar
  • Kurtuluş Savaşı
  • 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

29 Ekim in ne için kullandığını bilen kaç kişi var ? 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kimine göre bir savaş kazandık, kimine göre ise vatanımızı düşmandan kurtardık. Sokakta ilk padişahı soralım insanlara çoğu bilmediğini, bilmediğini kabul etmeyenler ise sallamaya  başlayacaklar, İnterneti sadece sosyal medya olarak kullanan yeni nesil, tarihini bu çöplükte unutmaya mahkum bırakılıyor. Sosyal deneylerinde gösterdiği gibi bir çok kişiye göre 29 Ekim tatilin olduğu gündür.

Kurtuluş savaşını sayılarla hatırlayalım.

4 Yıl süren Kurtuluş savaşına her cepheden asker ve kadın katılmıştır, tek amaçları ise devletlerini torunlarına tek parça teslim etmekti. 4 Yıl süren koskoca savaş… Bu savaşta;

9167 Vatan evladı bize bağımsızlığını vermek için şehit düştü. O zaman ki asker sayımız bugün ki gibi milyonları aşan bir sayıya sahip değildi.  Şehit olanların dışında gazi olanlar arasında 225 kişi süngü ile yaralanmıştı. Bu ne demek ? Yani adamlar göğüs göğüse çarpışmışlar ve bedenlerini vatan için parçalatmışlar neden mi ? Bağımsız bir ülkeye sahip olmak için. Eğer toprak için ölüyorsan sebebin vatandır unutmayalım.

Ülke ne alemdeydi o sıralar ?

O sırada İstanbul hükümeti (Padişahlık) İngilizlerle barış yapmayı ve kendilerine verilen toprağa hazır olduklarını dile getirdiler. Ama bunu sadece İstanbul hükümeti istiyordu. Halk buna razı gelmedi, Kuvâ-yi Milliye ve bir çok silahlı grup devletin geri çekildiği yerlerde halkı ve toprağını korumak için çarpışmalara başlamıştı. Kurtuluş savaşının başlarında Galatasaray Lisesi hiç mezun vermemiştir, çünkü hepsi savaşa katılmıştı, bir çoğu gazi ve şehit bir o kadarı da resmi kayıtlara göre kaybolmuştu.

Padişah Selim zamanında Nizam-ı Cedid ordusunu kurmuştu, modern olan bu orduda ateşli silahlar ve zırh teknoloji ile aynı seviyede idi. Yeni Çeriler o zamanın “Hocalarından” aldıkları fetva ile Nizam-ı Cedid ordusunun kafir ve şeytan icadı olduğuna inandırıldı ve Kabakçı Mustafa isyanını çıkarttı.  Peki bu isyanın amacı neydi ? Amaç yenemiyorsan içeriden böl mantığı idi. “Hocalar” yeniçeriye yeni ordunun kullandığı silahların gavur icadı olduğunu söyledi. Yeniçeriler bunla beraber saraya yürüdüler ve İsyanı çıkarttılar akabinde başarılı oldular. Nizam-ı Cedid ordusu zamanında kaldırılmasaydı Kurtuluş savaşı sırasında modern bir orduya sahip olacaktık. Tarihin her döneminde etkisi olan “Hocaların” burada ki etkisi bir devletin yıkılmasına neden oluyordu az kalsın.

Neden Cumhuriyet Kuruldu Osmanlı Geleneği ile devam edilmez miydi ?

Osmanlı 600 yıllık döneminin ilk 400 yılında teknolojide ve bilimde ileri bir İmparatorluktu, son dönemlerine yaklaştığında Halifelerin bilgisiz ve ilim dışı düşünceleri ülkeyi yavaş yavaş çağın gerisine itmeye başladı. Son dönemlerdeki vizyonsuz Padişahlar keyfi kader olmaları buna en büyük etkendi (Abdülhamid hariç). Ülkede büyük bir tarikat furyası oluştu tüm tarikatlar diğer tarikatları kafir olarak gösteriyor ve iç savaşa davet çıkartıyorlardı. Bu aslında bir İngiliz oyunuydu, İngilizler devletin içine yerleştirdikleri Ajanları ile halkın içine karışarak zamanla söz sahibi olmaya başladı. Halkı cahil bırakarak savaş esnasında çabuk bölüneceklerini düşündüler. Lakin düşünceleri sadece bir müddet işledi. Cumhuriyet kurulduktan sonra yine devlet içindeki sözde hocalar isyan çıkartmaya başladılar, hatta malum bir hoca kurtuluşun sadece İngilizlerde olduğuna dair fetva çıkarttı… daha sonra zaten idam edildi. Vatanını toprağını seven biri böyle bir cümle kurar mı ?

Cumhuriyetin İlanı…

24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması imzalanmış ve devlet bağımsızlığını ilan etmişti, lakin hala halifelik ve saltanat kavgası vardı. Halk kimin padişah olacağını kimin halife olacağını düşüne dururken Mustafa Kemal Atatürk bir gece “Efendiler Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” dedi. Bunun sebebi, halka seçme ve seçilme hakkı vermekti. Mevcut düzen cahillik ve gericilik üzerine kurulduğundan halkın sadece %5 ‘i okuma yazma biliyordu. Türkçe konuşan insanların Arapça yazması akla mantığa uygun değildi. Bunu fırsat bilen dönemin sözde İngiliz ajan hocaları halka siz Kurandan anlamazsınız, kuranı ana dilinizde okursanız kafir olursunuz adı altında yüzlerce fetva ve yazı çıkarttı. Halbuki savaşı kazanmamıza en büyük etken askerlerimizin imanlı olmasıydı. Din kötü kişilerin eline geçerse devlet kaos içine düşerdi. Din devlet ile birleştirilemeyecek kadar özel ve değerliydi.  Atatürk (kendi dini inançları bizi alakadar etmez.) bunun farkına vardığından Cumhuriyeti kurduktan sonra ilk işlerinden biri olarak Diyaneti kurdu. Yani halk kendi dilinde fetva alacaktı. Allah’ın kelamını anlayacaktı.

Cumhuriyet Kurulduktan sonra..

Cumhuriyet kurulduktan sonra halk kendilerine verilen bu kadar niteliği anlamakta zorluk çekti,  kadınların oy kullanmasını yediremeyen bazı “Alimler” karılarının oy kullanmasına izin veren erkeklerin dinden çıkacağını söyledi. Bunun üzerine Atatürk’ün emri ile ülke genelinde tüm “Tarikatlar” kapatıldı. Halk birileri tarafından tekrardan cahil bırakılmaya çalışılıyordu. Cumhuriyetin ilk yıllarında okuma yazma oranı çok hızlı ilerledi, Arap harfleri yerine Latin alfabesine geçildi. Köy okulları açıldı. Bilim sanat ve teknolojide ilk adımlar atıldı, hatta ilk uçak fabrikamız bile kuruldu. Zorunlu okuma yılı 5 yıla çıkartıldı ve bu kanuna göre kız çocuklarının okutulması da mecburi kılındı.

 

29 ekim Cumhuriyet Bayramı bayramımız Kutlu Olsun..

Kaynak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Reklamları kapatmalısın :)